Ben Kadir. Doğduğumdan beri ailemle yaşıyorum. Ailemi çok seviyorum ve onlarla yaşamaktan çok mutluyum. Her ne olursa olsun, ne yaşarsak yaşayalım, ne kadar üzülsek ya da kırılsak da akşam hep beraber bir bardak çay içer, televizyon seyrederiz. Hiçbir şey olmasa bile aile olduğumuz aklımıza gelir ve hep birlikte yataklarımıza gireriz.
Annem çok merhametli, bir o kadar da zeki bir insandır. Son yıllarda annemle olan bağımız şahsen daha da arttı çünkü ben büyüdüm; daha koruyucu, daha akıllı ve daha olgun biri oldum. Annem de bunun farkında elbette. Bir şey olduğunda artık bana geliyor; sevincini benimle paylaşıyor, üzülünce bana geliyor, akıl alıyor. İlk başlarda çok garip geldi çünkü yıllardır olan pozisyonlarımız değişti. Başlarda alışamasam da şimdi memnunum. Annemi çok seviyorum. Onu üzmemek için inanılmaz gayret ediyorum çünkü açık kalp ameliyatı oldu; stresten ve üzüntüden uzak kalması gerekiyor. Ailece çok dikkat ediyoruz. Üç gün önce anneannem vefat etti. Cenazesine ben gidemesem de annemin ne kadar üzüldüğünü düşündükçe ben de strese giriyorum. Neyse ki şu an iyi. Allah annemi bin kat daha iyi etsin. Onun hakkını ödeyemem, canım annem ❤️
Babam çok hırslı, azimli ve istikrarlı ama bir o kadar da duygusaldır. Ben bu yazıları gecenin ikisinde uzanarak yazabiliyorsam, bu babam sayesindedir. Bizi ne aç ne de açıkta bıraktı. Bazen babama ağzım açık bir süper kahraman gibi bakıyorum, bazen de hırs dolu gözlerle. Babalık bana göre çok zor bir şey. Bir evde yanlış yapılınca kızılan, doğru yapınca tebrik edilmeyen kişidir baba. Çünkü biz babalarımızın kusursuz olmasını bekliyoruz sanırım. Ama şunu unutuyoruz: O da bir kez dünyaya geldi ve yanlışıyla doğrusuyla yaşıyor. Doğrusu bize bal, yanlışı zehir gibi geliyor. Allah’a şükür, ben babamın şu yaşıma kadar hep balını yedim. İnşallah o da köye yerleşince hayalindeki arılarından elde ettiği baldan yer. Ben babamla çok özel bir bağımız olduğunu düşünüyorum çünkü onunla gurur duyuyorum. Kendini bizim için parçalıyor, yıpratıyor; bunu gözlerimle görebiliyorum. Bu beni içten içe üzse de bana böyle bir babaya sahip olduğum için şükretmek düşüyor. Nice şükürler olsun ki şükredebileceğim bir hayat bana lütfedildi. Bana ne sevgisini ne de şefkatini eksiltti. İyi ki varsın baba.
Ablam… İnşallah sana güzel bir kardeş olmuşumdur. Benim canım, gerçekten kanım; ilk âşık olduğum kadın. Benim için herkesten çok farklısın. Bazen bir abim, bazen bir kardeşim ama en çok arkadaşım oldun. On üç, on dört gün sonra yirmi yıldır bana ablalık yapan, beni büyüten kadın evimizden gidecek. Kardeşine annesini aratmadan büyüten ablam, nasipse artık kendi çocuklarına annelik yapacak. Ne kadar üzüldüğümü bilmiyor; ben de hiç belli etmiyorum. Çünkü benim üzüldüğümü bilse o da üzülecek, içindeki hüznü artırmak istemiyorum. Ablam, iyi ki benim ablam olmuşsun. İnşallah evlilik hayatın umduğundan da mutlu ve huzurlu olur. Bütün dualarım seninle. Allah yolunu, bahtını ve nasibini açık eylesin.
Benim ailem… Hepinizi çok seviyorum. ❤️
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder